18 yaşıma girdim ve birçok insan gibi, ‘yasal’ olup kendi başıma bir şeyler yapmayı dört gözle bekliyordum. Mezun olur olmaz uzun zamandır istediğim ilk dövmemi yaptırdım. Orada bir sorun yok.
Üç ay sonra, bir gece arkadaşlarımla sohbet ediyorum ve dövmelerden bahsediyorlar. Onlara, “Sizinle geleyim,” diyorum. Planı yapıyoruz, randevu alıyoruz, araç ayarlıyoruz, her şeyi hazırlıyoruz.
Gün geliyor ve ben dövme dükkanındayım. Sanatçı şablonu yaparken içimde bir his doğuyor, sanki bunu yapmamalıyım. Ama herkes orada, her şey ayarlanmış ve kendime ‘geri çekilemem yoksa herkesin zamanını boşa harcamış olurum’ diyorum.
Bu yüzden yaptırıyorum.
Bittiği anda ağlamaya başlıyorum. Büyük bir omuz dövmesi ve gösterdiğim referansla hiç alakası yok. Objektif olarak kötü değil belki ama bana ait gibi hissettirmiyor. Sanki ben olmaya çalışmadığım biri gibi hissediyorum ve şimdi bu kalıcı olarak vücudumda.
Arkadaşlarım başka bir sanatçıya gidip düzelttirebilirsin diyor ama dürüst olmak gerekirse hiç istemiyorum. Planım: iyileşir iyileşmez lazerle sildirmeye başlayacağım. Kısa sürede nefret etmeye devam edip para harcamaktansa, yeni yapılmışken sildirmeyi düşünüyorum.
Hikayeden çıkarılacak ders: İçgüdülerinizi dinleyin. Başkalarının baskısı ya da ‘zaman kaybetmemek’ gibi sebeplerle vücudunuz hakkında kalıcı kararlar almayın.
Özet: Kendimi hissetmediğim büyük bir omuz dövmesini yaptırmaya zorlandım, istediğimle alakası yok, hemen ardından ağladım, iyileşir iyileşmez lazerle sildirmek için para biriktiriyorum.
Orijinal Gönderi: LoudLengthiness6452: Link
Original Post by : Link